29 Kasım 2007 Perşembe

KIRMIZI ŞARAP SOSLU DANA ROSTO


Sevgili teyzem Gediz yıllaarr yıllar önce ilk kez Eskişehir'de yapmıştı bu yemeği.Benim gibi kırmızı et düşkünlerinin aklını başından alacak kadar lezzetli bir tarif.Hele ki bir davet verecekseniz müthiş sükse yaparsınız bu tarifle

MALZEMELER:(4-5 kişilik)

1 kg bütün dana rosto

1/2 çay bardağı zeytinyağ (ya da mısırözü)

1 adet orta boy soğan

3 diş sarmısak

2 adet defne yaprağı

tuz

1 çay kaşığı karabiber

1 yemek kaşığı un (tepeleme)

1 çay bardağı kırmızı şarap

YAPILIŞI:Derince bir tencerenin içine (çelik tencere daha uygun oluyor,hatta düdüklü tencere de kullanabilirsiniz) rostoyu bütün haliyle yerleştirin,üzerine zeytinyağı ilave edin,soğanı ve sarmısağı küçük küçük doğrayın ve orta ateşte etin her tarafının kızarmasını sağlayın.Daha sonra altını kısıp defne yapraklarını,tuzu ve karabiberi ekleyip kapağını kapatın etin kendi suyunu salıp çekmesini bekleyin.(bu aşamada soğanlar ve sarmısaklar biraz kahverengileşebilir zaten lezzetini artırmak için bizim de istediğimiz budur)Et suyunu çekince 1 lt kadar su ilave edin tencerenin kapağını sıkıca kapatın ve uzun süre eti pişmeye bırakın(zaman zaman eksilirse su ilave edebilirsiniz et tamamen piştiğinde tencerede biraz suyu kalmalıdır,sos için bu suya ihtiyacımız var)Etin pişmesine yakın 1 kadeh kırmızı şarabı da ilave edin bir taşım daha kaynadıktan sonra eti ayrı bir tabağa alın,defne yapraklarını çıkarıp atın ve tencerede kalan suya un ilave edip kısık ateşte çırpma teli ile karışım boza kıvamına gelene kadar pişirin.pişme tamamlandıktan sonra sosu ister bu haliyle, isterseniz blendırdan geçirerek kullanabilirsiniz.

SERVİS ÖNERİSİ: tabağa bir kalın dilim rosto yanına iki kaşık kadar patates püresi ve üzerlerini kaplayacak kadar sos dökün.
*Bir ara bu yemeğin tavuk etiyle yapılan versiyonunu da yazacağım,sevgili dostum Jale gibi kırmızı et sevmeyenler için...

HUMUS







Bana sorsalar: en ama ennn sevmediğin yemek nedir? diye,şüphesiz bir çok cevap veririm (biraz fazla seçiyorum da) ama bir numara açık ara farkla NOHUT olur.Elimde değil çocukluğumdan beri hiç sevemedim nohutu,nohutla yapılan her şeyi(hatta bir keresinde çocuktum o zamanlar,annem çok zorlamıştı beni yaptığı etli nohut yahnisini yemem için ama o yanımdan gittiği anda o sırada yanmakta olan sobanın içine tek tek atmıştım nohutları , o kadar sevmem anlayın).Ve fakat Adana'da yaşadığım yıllarda yemek daveti verdiğimde son zamanlarda soframdan eksik etmediğim yiyeceklerden biri de humus olmuştur.Humus;Adana,Gaziantep,İskenderun yörelerinde çok sevilen bir yemek türüdür ve humus nohutun arapça adıdır.Bunun için bu yemeğe "tahinli nohut ezmesi"de denebilir.Yapıldığı gün tüketilmeli,bekletilmemelidir.Açıkça söylemek gerekirse (dürüst olayım) tadı nasıldır humusun hiç bir fikrim yok.Nohut var ya içinde hayatta yemem.Ancak bu noktada annemin ve benim yaptığım humusu yiyen arkadaşlarımın yorumlarını referans alırsak çok güzel olduğunu söylediler.Hayır bir de üstüne üstlük hayli uğraştırıcı bir yemek (meze demek daha mı doğru olur acaba?) türü.Bu sebeple humusu gerçekten sevenlerin denemesini tavsiye edeceğim.Dediğim gibi,aslında yapımı zor ya da riskli değil , sadece çok uğraştırıcı...



MALZEMELER:



250 gr nohut



250 gr tahin



4 diş sarmısak



4 çay kaşığı tuz



2 adet limonun suyu



4 çay kaşığı kimyon



1 çorba kaşığı sumak



1 çay kaşığı acı pul biber



1 kahve fincanı zeytinyağ



YAPILIŞI:Bir gece önceden ıslatılmış nohut iyice haşlanır.Piştikten sonra el ile her bir nohutun kabuğu tek tek ayıklanır (zaten zor gelen ve sıkıcı olan tek aşaması bu.Bazı kişiler kolay olsun diye nohutları ayıklamadan direk mutfak robotundan geçiriyorlar ama yiyenler arada çok fark olduğunu söylüyor.Hatta bazıları hazır nohut unu kullanıyorlar ki anneme bir kere bu usulle yapılan humus denk gelmiş tek kelime ile "berbat"tı diyor annem)Ayıklanan nohutlar kalın bir süzgünün içine konur (çaydanlıktaki çayı süzmek için kullandığımız süzgülerden olabilir) ve bir çorba kaşığının tersi ile ezilerek nohutların süzgüden un gibi dökülmesi sağlanır.Sarmısaklar havanda dövülür ve tuz,limon suyu,2 çay kaşığı kimyonla birlikte tahine katılır.Karışım iyice karıştırılarak birbirine yedirilir.Sonra un haline getirilen nohutlara eklenir yarım bardak da su ilavesi ile tüm malzeme iyice karıştırılarak birbirine yedirilip macun haline getirilir.Karışım yayvan bir tabağa alınır bu andan sonrası süsleme zevkinize kalmıştır.İsterseniz zeytinyağın içine pulbiber koyup hafif ısıtıp daha sonra üstüne döküp kimyon ve sumak serpebilirsiniz önceden ayırdığınız bir kaç bütün nohut ile süsleyebilirsiniz ya da canım arkadaşım Canan'ın sevdiği gibi üzerine zeytinyağda hafif pişirilmiş pastırma da koyabilirsiniz...



28 Kasım 2007 Çarşamba

İSLİM KEBABI


Yine son derece haşmetli, yine varlığı çok eskilere dayanan bir osmanlı yemeği.Saltanat sofralarının vazgeçilmezi....

MALZEMELER:

600 gr. kuzu eti (kuşbaşı doğranmış)

1 kg kemer patlıcan (alacalı soyulup,uzun dilimlenecek)

1/2 kg domates

1 orta boy kuru soğan(çok küçük doğranmış)

4 adet dolmalık biber tuz

karabiber

125 gr margarin
kızartmak için sıvıyağ
kürdan
su


YAPILIŞI:Margarin küçük bir tencereye konur ve eritilir , soğanlar ilave edilip biraz sarartılır.Daha sonra etler ilave edilir hafif kavrulup kendi suyunu salıp çekene kadar pişirilir.Domatesler soyulur,kuşbaşı doğranır,tuz ve su ile beraber ete ilave edilir,etler iyice yumuşayana kadar pişirilir.Daha sonrasında etler suyu süzülüp ayrı bir kaba alınır.Alacalı soyulup tuzlu suda en az yarım saat bekletilip kurulanan patlıcanlar kızgın yağda kızartılır.Ölçü olarak küçük bir kase alınır her birine 3 er patlıcan yıldız şeklinde yerleştirilip fazlalıkları kasenin kenarlarından sarkıtılır,ortalarına 1 er kaşık et konup patlıcanlar ortaya toplanır ve kase bir fırın tepsisine ters çevrilerek öbekler oluşturulur.Üstlerine 1 er kalın dilim domates ve yarım kesilmiş biber konulup kürdan saplanır.Etin pişme sosu patlıcan öbeklerinin üzerine gezdirilip 15-20 dk kadar kızgın fırında pişirilip sıcak servis yapılır.

KAĞIT HELVALI, TAHİNLİ PASTA











Şimdi ekleyeceğim tarif herhalde benim gibi tatlıları pek fazla sevmeyen biri için verebileceğim en uç tarif.Kullanılan malzeme bakımından biraz ağır sayılabilecek bir tarif olduğu için size tavsiyem kış mevsiminde yapmanız.Bir ara çok sık yaptım ve yedim fakat dediğim gibi şekerle ilgim olmadığı için çabuk sıkıldım.Olan tabii ki anneme oldu , o kadar zaman geçti hala daha bana ara ara "lütfen bir daha yap" der durur.Bakalım bir ara yaparım belki.Şimdi bu tarifteki malzemelere bakıp hangi lezzet daha baskın acaba diye düşünebilirsiniz.Çünkü pastanın temelini oluşturan kağıt helva, tahin helva,tahin , çikolata hatırı sayılır miktarlarda kullanılıyor.Ancak emin olun her biri ayrı ayrı kendini fazlası ile belli ediyor.Helva her dönem Türk ve Osmanlı mutfağında en önemli lezzetlerden biri olmuştur.Hatta saray döneminde mutfaktaki tatlıcılar teşkilatına "helvahane ocağı"deniyordu. Helvahane ocağında özellikle Fatih Sultan Mehmet zamanında pişirilen "Helvay'i Hakani" yani "padişahların helvası" anadolu halk mutfağından saray mutfağına girmiştir.Bu helva çeşidi halen daha Eskişehir ve Kütahya'da yapılmaktadır.Bu kısa bilgilerden sonra artık tarife geçiyorum ama son bir dip not:özellikle görüntüsü şık bir pastane pastasından hiç ayırt edilmiyor...




MALZEMELER:




4 adet kağıt helva




375 gr.kakaolu tahin helvası




1/2 paket margarin (125 gr)




2 çorba kaşığı tahin




1/3 su bardağı su (60 gr)




150 gr bitter çikolata ( 2 paket)




2 çorba kaşığı kakao




1/4 su bardağı toz şeker (60 gr)




YAPILIŞI:Tahin helva,margarin,tahin,kakao,şeker ve su bir tencereye konur ve malzemeler eriyene kadar bir çırpma teli ile ilk başlarda ezilerek daha sonra karıştırılarak pişirilir.Ocaktan indirilince çikolata küçük parçalara bölünüp sıcak karışımın içine atılır ve hızla karıştırılarak eritilir.Kağıt helvalardan bir tanesi servis tabağına yerleştirilir üzerine tenceredeki karışımdan 1 kepçe kadar dökülüp yayılır.Diğer kağıt helvalar ve tenceredeki sos, kat kat yerleştirilir.En üstteki kağıt helvanın üzerine alttakilerden daha fazla sos dökülür ve kenarları da kaplanır. (bu işlemler çok fazla zaman kaybetmeden yapılmalıdır , sos hızlı donabilir)Buzdolabında 2 saat kadar bekletilip dilimlenerek servis yapılır.

27 Kasım 2007 Salı

İRMİKLİ MUHALLEBİ







Bugün yine kanşekerim düştü sanırım artı,kardeşim ve eşi akşam bizde yemekteydiler.Annemin güzel yemeklerinin yanısıra ben de bir tatlı ilave edeyim dedim vee yapımı çok kolay , kolay olduğu kadar da lezzeti ve hafif bir tatlı ilave ettim.%100 tutma garantisi veriyorum.Tez zamanda deneyin derim efendim...



MALZEMELER:



1 paket eti kakaolu bisküvi



1 paket eti burçak bisküvi



1 litre süt



7 kaşık irmik



14 kaşık şeker



1 portakal kabuğu rendesi



ÜZERİNİ SÜSLEMEK İÇİN:



2 yemek kaşığı hindistan cevizi



1/2 su bardağı dövülmüş fındık



YAPILIŞI:



Bir tencere içine soğuk süt,irmik ve şeker konur ve orta hararetli ateş üzerinde sürekli karıştırılarak pişirilirKaynamaya başladığında portakal kabuğu rendesi ilave edilir ve bir taşım daha kaynatılır.Dikdörtgen bir borcamın içine pişen muhallebinin yarısı dökülür ve bir kat eti burçak,üzerine de 1 kat eti kakaolu bisküvi dizilir.Kalan sıcak muhallebi de bisküvilerin her tarafını kaplayacak şekilde tepsiye dökülür.Yaklaşık 2 saat kadar soğuması beklenir ve en son olarak da hindistan cevizi ve kırık fındıkla süslenerek buzdolabında tutulur.

23 Kasım 2007 Cuma

PEYNİRLİ PİDE İÇİ - LAHMACUN İÇİ




Bir haftanın daha sonu geldi,hayli yorucu,zaman zaman çok endişe verici bir haftaydı.Dün gece kızım aniden hastalanarak bizi çok korkuttu,neyse ki önemli bir durum yokmuş ve bugün gayet iyi.Düşünüyorum da , annelerin çocuklarına karşı olan hassaslığı bana ne kadar uzaktı bir zamanlar.Elbette hastalık farklı , ama ben her durumda insanların soğukkanlılıklarını ve metanetlerini kaybetmemeleri , üzüntülerini bile sonuna kadar canlı canlı yaşamaları gerektiğine inananlardanım.Ama hep derler ya "anne olunca anladım".Bu başka birşey, bu tüm metanet kalkanlarınızın eridiği,çaresizliğin omurganızı hızlı hızlı kemirdiği bir durum.İnsan kim için şunu diyebilir ki: o'na birşey olmasın bana olsun ; o hastalanmasın ben hastalanayım ; o üzülmesin ben üzüleyim ....Evet gerçek bu "anne olunca anladım"insan sadece evladı için bunları söyler. Neyse, canım kızım için , canım kızımın en sevdiği yemeklerden biri benim hazırladığım içlerle dışarıda yaptırdığımız pidelerdir.Manisa'lı arkadaşlarım bence bu içleri hazırlayıp doğru Hacıoğlu'na götürün enfes yapıyorlar.Afiyetle...


PEYNİRLİ İÇ:


500 gr rendelenmiş peynir (ezine ya da tulum)


1/2 demet maydanoz


3 büyük soğan (rendelenmiş ya da robotta ince kıyılmış)


2 yemek kaşığı margarin


4 yumurta (ikisi bütün,ikisinin sadece sarıları)


karabiber


3 yemek kaşığı katı tereyağ


YAPILIŞI:Bir tavaya margarin ve kıyılmış soğan konur ve orta ateşte soğanlar pembeleştirilip bir kenarda soğumaya bırakılır.Derin bir kaba peynir rendelenir,maydanozlar ince kıyılır,yumurtalar kırılır,dışarıda hafif yumuşamış olan tereyağ küçük küçük doğranır en son da soğumuş soğanlar ilave edilerek el ile köfte yoğurur gibi harmanlanır.


LAHMACUN İÇİ:


500 gr.koyun kıyma (orta yağlı)


500 gr kuru soğan (robotta çok küçük kıyılmış)


1/2 demet maydanoz


3 büyük domates (kabukları soyulup,çok küçük küpler halinde doğranmış)


3 yemek kaşığı margarin


1 tatlı kaşığı pul biber (1/2 kahve fincanı su ile kabartılmış)


1 tatlı kaşığı (silme) karabiber


1 yemek kaşığı (tepeleme) biber salçası (arzuya göre acı ya da tatlı)


YAPILIŞI:Kıyılmış soğanlar temiz bir mutfak bezinin içinde iyice sıkılarak fazla suyu atılır , derin bir kap içersinde tüm malzemeler yoğrularak iyice harmanlanır.
*Adana'lı arkadaşlarım özellikle şu iki noktanın üzerinde dururlardı lahmacun içi tarifinde:
1-) Kesinlikle kıyma miktarı ile soğan miktarı aynı olacak
2-) Mutlaka ama mutlaka koyun kıyması ile yapılacak (-ki bu konuda çok haklılar dana kıyması ile yapılan pide ya da lahmacunlar inanılmaz derecede ağır ve garip bir tat alıyor)

18 Kasım 2007 Pazar

KİL MASKESİ


Aaaa..bu da nesi ?Bu bir yemek tarifi değil ama neticede tarif,neticede ölçüler var ,hazırlanış metodu var, uygulama metodu var vs vs..Kısaca , bir kaç gün önce öğrenip uyguladığım ve sonucundan çok memnun kaldığım (cilt gerçekten arınıyor,dokusunda hemen bir rahatlama ve pürüssüzlük hissediyorsunuz,bir nevi peeling etkisi) bir cilt maskesi.Beni tanıyanlar bilir tam bir kozmetik delisiyim ama zaman zaman doğal malzemelerle , evde hazırlanmış ürünlerin de etkisini yadsıyamam.Bu sebeple , buraya yazmadan önce ben uyguladım ve gerçekten sonuçtan memnun kaldığım için sizlerle paylaşıyorum.Bence deneyin...

MALZEMELER:

2 tepeleme çorba kaşığı toz kil (yeşil ya da beyaz farketmiyor,herhangi bir aktardan alabilirsiniz)

1 çay kaşığı zeytinyağ

2 çorba kaşığı ılık su

*cilt yağlı ise; 1 çay kaşığı limon suyu

*cilt kuru ya da kuruya dönük karma ise 1 tatlı kaşığı bal


Bu malzemeleri küçük bir çırpma teli ile karıştırdıktan sonra (göz çevresi ve dudaklar hariç) tüm yüz ve boynunuza sürün.Yaklaşık 10 dk bekletin (-ki bu sırada gerilmeyi hissedeceksiniz) daha sonra bol ılık su ile yüzünüzü durulayıp son olarak da günlük kullandığınız bir nemlendiriciyi yüzünüze ve boynunuza sürün.

12 Kasım 2007 Pazartesi

PEYNİRLİ TEPSİ BÖREĞİ


Canım dostum Belma.Hocanımım benim.Bu börek çok anlamlı değil mi?Senin için bu tarif, benim kıymetli kardeşim...

MALZEMELER:

1 kg. yufka (6 adet)

2/3 su bardağı zeytinyağ

3 yemek kaşığı yoğurt

İÇ MALZEMELER:

250-300 gr kadar rendelenmiş peynir (ezine ya da tulum)

7 yemek kaşığı yoğurt

3 yumurta

YAPILIŞI: Önceden 2 yufka kullanacağınız fırın tepsisi büyüklüğünde kesilir.Kalan yufkalar ikiye bölünür (ben klasik dikdörtgen büyük fırın tepsilerinden kullanıyorum.Eğer mini fırınınız var ise yukarıdaki malzemelerin yarısını kullanın) Bir kasede zeytinyağ ve yoğurt karıştırılır.İlk yufka yağlanmış tepsiye serilir,üzerine birkaç kaşık yoğurtlu harç yayılır,yufkaların yarısı bu şekilde üst üste dizilir.Ayrı bir kasede iç malzeme için gerekenler karıştırılır ve yarısı serilmiş yufkaların üzerine iç malzeme karışımı yayılır. Kalan yufkalarda aralara yine yoğurtlu, zeytinyağlı harç yayılarak dizilir,en son yufkanın üzerine de yoğrtlu harç sürülür,börek dilim dilim kesilir(mümkünse bir gece ya da en azından bir kaç saat buzdolabında bekletilir) 200 derece fırında pişirilip ılık servis yapılır.

SOĞANLI ET


Canım , bir tanecik anneannem benim.Bugün eğer yemek yapmaya,mutfağa bu kadar düşkünsem bunda en büyük pay canım anneannemimdir.Manisa'lıların tabiri ile "domatlı et" in içine küçük arpacık soğanları ilavesi ile yapılan türüdür "soğanlı et".En kısa sürede bu güzel yemeğin lezzetine varmanız temennisi ile..

MALZEMELER:

500 gr dana eti (iri kuşbaşı doğranmış)

3-4 yemek kaşığı margarin

3-4 büyük domates (küp doğranmış)

15-20 adet arpacık soğan

tuz

karabiber

su

YAPILIŞI:Bir tencere içine yağ konur , eriyince etler ilave edilir ve ara ara karıştırılarak hafif kavrulur,etin kendi suyunu salıp çekmesi sağlanır.Daha sonra doğranmış domatesler, tuz ilave edilir ve hafif ateşte pişmeye bırakılır.Bu sırada domatesin suyu azalacağı için yavaş yavaş su eklenir.(annem bu aşamada tenceredeki domatesli sudan bir kase kadar ayırır ve bu suya pilav da pişirir ve harika olur)En son olarak soyulmuş arpacık soğanlar ve karabiber de eklenir ve iyice yumuşayana kadar pişirilip , sıcak servis yapılır.

KREP


Efendim şimdi vereceğim krep ölçüsünü birebir uygulayın ve ister aralarına kaşar rendesi serperek,isterseniz (yıllar önce Kuşadası'nda denediğim bir usuldü) her birinin içine birer kaşık nutella sürerek , isterseniz ennn klasik hali ile toz şeker+tarçın karışımı serperek yiyebilirsiniz. Buyrun , afiyet olsun...

MALZEMELER:

3 su bardağı süt

2,5 su bardağı su

4 yumurta

2,5 su bardağı un

3 çay kaşığı tuz

2 çay kaşığı toz şeker

pişrmek için her seferinde 1'er tatlı kaşığı olmak üzere tereyağ

YAPILIŞI: Tereyağ dışında tüm malzemeler mikserde pürüzsüz hale gelene kadar çırpılır ve genzi bir5 tavada tek tek, her iki yüzleri de kızartılır.

SUSAMLI KURABİYE


İşte bir tane daha,bir şekerli tarif daha . Özellikle benim süs biberim çok sever bu kurabiye tarifini...

MALZEMELER:

1 su bardağı ceviz (rondoda kıyılmış)

1 su bardağı kuru üzüm

1 su bardağı toz şeker

2 yumurta

1 paket kabartma tozu

1 paket az erimiş margarin

1 çay bardağı yoğurt

1 paket vanilya

1 çay kaşığı tarçın

1 kase susam

aldığı kadar un

YAPILIŞI:Tüm malzemeler yoğrulup yumuşak bir hamur hazırlanır.Kurabiyeler elde yuvarlanıp önce hertarafı kasedeki susama bulanır daha sonra yağlı kağıt serilmiş tepsiye aralıklı olarak dizilir.Önceden ısıtılmış 175 derece fırında üstleri pembeleşene kadar pişirilir.

KUSHIE


Sevgili ferhan'dan aldığım ve sıklıkla uyguladığım , oldukça basit bir kek tarifi daha.Tanrım ne oldu bana böyle? Kan şekerim düştü sanırım , bugün sürekli tatlı bir şeyler yazmak istiyorum. Bu tarif teknik olarak brownie ye çok benziyor ama çok daha yoğun ve lezzetli bir tadı var...

MALZEMELER:

1,5 çay bardağı toz şeker (mümkün olduğunca büyük boy çay bardağını ölçü olarak kullanın)

1,5 çay bardağı un

1 çay bardağı sıcak su

1 çay bardağı sıvı yağ

3 yemek kaşığı kakao

1 paket vanilya

1 paket kabartma tozu

2 yumurta

SOS: 2 paket bitter çikolata

200 ml. ( 1 su bardağı) süt

1 paket vanilya

YAPILIŞI:Kek için gerekli malzemelerden öncelikle şeker ve yumurtalar 10 dk kadar çırpılır, daha sonra diğer malzemeler de teker teker ilave dilir çırpılır 170 derece fırında pişirilir. Bir kaserol içine süt + vanilya + küçük parçalara ayrılmış çikolata parçaları konur ve orta ateşte karıştırılarak pişirilir , fırından çıkan sıcak kek üzerine yavaş yavaş gezdirilir.

HAVUÇLU KEK


Bir de en pratiğinden , en lezzetlisinden havuçlu kek tarifi...

MALZEMELER:

3 yumurta

3 kahve fincanı şeker

1 kahve fincanı mısırözü yağı (yoksa çiçekyağ)

1 kahve fincanı yoğurt

3 kahve fincanı un

1 paket kabartma tozu

8-10 adet kuru kayısı (küçük doğranmış)

1 orta boy havuç (rendelenmiş)

1 çay bardağı iri dövülmüş ceviz

1/2 çay bardağı kuru üzüm

1 çay kaşığı tarçın

ÜSTÜNE; 1 kahve fincanı pudra şeker

YAPILIŞI: Yumurta + toz şeker kabarana kadar çırpılır. Sıvıyağ + yoğurt + ilave edilir biraz daha çırpılır. Daha sonra sırayla un + kabartma tozu + tarçın + havuç + kayısı kurusu + kuru üzüm + ceviz ilave edilir.170 derecede (soğuk fırın) güzelce pişirilir ve çıkardıktan sonra bir süre hafif soğuması için beklenir en son olarak da üzerine pudra şeker elenir.

ELMALI KEK


Değişik bir elmalı kek için internette tarif aradığım zaman rastlamıştım bu tarife.İlk başta okurken içimden "olmaz bu tarif,kesinlikle çöker"demiştim.Fakat o kadar iddialı bir şekilde yazılmış ki ister istemez sonucu ne olursa olsun deneyeyim dedim ve sonuç gerçekten iddia edildiği kadar varmış.Hazır ortalık birbirinden güzel ve lezzetli elmalardan geçilmiyorken; mutlaka yapın derim ben de en az bu tarifin gerçek sahibi kadar iddialıyım.

MALZEMELER:

3-4 adet orta boy elma

1 avuç küçük doğranmış incir ( yoksa kuru üzüm)

1 avuç kuru kayısı ( küçük doğranmış)

1 avuç iri dövülmüş ceviz

1 çay kaşığı tarçın

5 yumurta

5 kahve fincanı un

5 kahve fincanı toz şeker

1 paket kabartma tozu

1 paket vanilya

YAPILIŞI:Elmalar soyulup küçük küpler halinde doğranır.Geniş bir kek kalıbına yağlı kağıt serilir,yağlanır ve toz şeker dserpilir,küp halinde doğranmış elmalar bu kalıba el ile yayılır ve hafifçe bastırılarak yerleştirilir.İncir + kayısı + ceviz + tarçın karıştırılır ve bu karışımda elmaların üzerine yayılığ hafifçe bastırılarak yerleştirilir. Ayrı bir kap içinde yumurta ve şeker 10 dk.kadar çırpılır daha sonra un + vanilya + kabarta tozu ilave edilerek karışım pandispanya kıvamına getirilir.Bu kek karışımı kalıptaki meyveli karışımın üzerine dökülür,bir yemek kaşığı kekin birkaç yerine batırılarak alttaki meyveler hafifçe yerinden oynatılır. 175 derece ısıdaki fırında ara ara kontrol edilerek pişirilir.

RACHEL'İN SOSLU KÖFTESİ


Yine döndüm dolaştım sevgili rachel'in tariflerinden birine geldim.Bir kere , bir yemek davetinde uyguladım bu köfte tarifini şiddetle tavsiye ediyorum sevgili dostlarım...

KÖFTE MALZEMELERİ:

500 gr dana kıyma

2-3 dilim ıslatılıp,sıkılmış ekmek içi

1 yemek kaşığı tereyağ

1 küçük soğan (rendelenmiş)

1 yumurta

2 yemek kaşığı kadar ince kıyılmış maydanoz

tuz

karabiber

SOS MALZEMELERİ:

1 yemek kaşığı tereyağ

1 küçük soğan(rendelenmiş)

2 yemek kaşığı un

1 su bardağı et suyu (ya da tavuk suyu)

1 yemek kaşığı ketçap

1 tatlı kaşığı hardal

YAPILIŞI:Köfte için gereken tüm malzemeleri el ile iyice yoğurarak, yuvarlak köfteler yapılır. Bir tavaya biraz zeytinyağ konur (3-4 yemek kaşığı kadar) ve köftelerin her tarafı bu kızgın yağda güzelce kızarılır ve bir tabağa alınır.Aynı tavaya sos için bir kaşık tereyağ konur ve eritilir, soğan rendesi ilave edilir ve hafifçe kavrulur.İki yemek kaşığı un eklenip biraz kavrulur , daha sonra sırayla et suyu+ketçap+hardal ilave edilip tüm karışım koyulaşana kadar karıştırılarak pişirilir.Arzu edilirse bu karışım blendırdan geçirilir ( ya da geçirilmeden) ve kızarmış köftelerin üzerine gezdirilerek sıcak servis yapılır.

4 Kasım 2007 Pazar

ACI SOSLU ZEYTİNYAĞLI BİBER DOLMASI


Ne kadar uzun zaman oldu yeni bir tarif eklemeyeli .Ama nasıl da yoğun günlerdi.Nihayet kardeşimin düğünü oldu,beyefendiyi evlendirdik , haliyle çok tatlı bir gelinimiz oldu.Hoşgeldin Ebru'cum aramıza.Ben de artık eski rutinime yavaş yavaş dönüyorum ve bu kadar uzun zamandan sonra yazacağım ilk tarif de son bir kaç hafta içinde en çok yaptığım Antep usulü zeytinyağlı biber dolması olacak.Adana'dan sevgili arkadaşım Funda'dan öğrenmiştim...

MALZEMELER:

1 kg dolmalık biber

3 büyük domates

2-3 adet acı süs biberi

1 yemek kaşığı biber salçası

3 diş sarmısak

3 büyük soğan

1/2 demet maydanoz (ince kıyılmış)

1/2 demet taze nane (ince kıyılmış,yoksa 1 yemek kaşığı kuru nane)

1 çay kaşığı karabiber

1 tatlı kaşığı tuz

1 limon

1 su bardağı pirinç

1/2 su bardağı zeytinyağ

SOS:

1/2 yemek kaşığı biber salçası

1/2 su bardağı zeytinyağ

1 tatlı kaşığı kuru nane

1 çay kaşığı pul biber

1,5 su bardağı su

1/2 limon

YAPILIŞI:Domates,salça ve süs biberi (domatesin kabukları soyulduktan ve fazla suyu hafifçe sıkılarak atıldıktan sonra) robottan geçirilir ve derince bir kaba konur.Sarmısak ve soğan da robottan geçirilir , domatesli karışımın üzerine ilave edilir,yeşillikler elde ince kıyılır,baharatlar,yıkanmış süzülmüş pirinç,1 limonun suyu ve son olarak da zeytinyağ ilave edilip tüm malzeme el ile harmanlanır(biraz sulu olabilir) Temizlenmiş biberlerin içi bu malzeme ile doldurulup bir tencereye dik olarak oturtulur(isterseniz üzerlerine domates parçalarından kapak da yapabilirsiniz) Bir kaserol içinde sos malzemeleri karıştırılır ve bir taşım kaynatılır.Sıcakken tenceredeki dolmaların üzerine gezdirilir , biberler ve pirinç istediğiniz kıvama gelene kadar pişirilir

*Bu malzemelerden zeytinyağı çıkartıp 250-300 gr kadar yağlı koyun kıyma ve 2-3 yemek kaşığı margarin ilave ederek aynı tarifin etlisini de yapabilirsiniz.Her yörede farklı biber dolma tarifleri vardır ancak iddia ediyorum ki bu benim en hayran olduğum lezzet oldu size daha önce yazdığım bizim için bir klasik olan fırında biber dolmadan bile daha üstün.Şiddetle denemenizi tavsiye ediyorum.Bundan böyle tıpkı eskisi gibi daha sık görüşmek üzere....